İTALYA HAKKINDA
COĞRAFİ BİR BÜTÜNLÜĞE Sahip İtalya kavramı Et-rüsklere kadar uzansa da. İtalya'nın tarihi bir ihtilaflar ve bölünmeler tarihidir. 19.Yüzyıldan önce yarımadanın birleştiği tek dönem, İÖ 2. Yüzyılda, diğer kalyan kavimlerini sindiren Romalıların hakimiyetindeki dönemdir. Roma, İS 5. yüzyılda kuzeyden gelen kavimlere yenik düşmeden önce dilini, kanunlarını ve takvimini pek çok Avrupa ülkesine tanıtarak büyük bir imparatorluğun başkentliğini yaptı. Roma İmparatorluğu'nun bir başka önemli mirası ise Hıristiyanlık ve Papanın Katolik Kilisesi'nin başı olarak kazandığı konumdur. Papalık, ortaçağda Lombardları bu topraklardan atmak için Frankları davet etti ve İS 800'de Frank kralı Charlemagne'ı Kutsal Roma imparatoru ilan etti. Ne yazık ki bir çağın başlangıcı gibi görünen bu olay beklendiği gibi gelişmedi. Beş yüzyıl boyunca papalar ve imparatorlar, imparatorluklarının başına kimin geleceğine karar vermek için savaştılar, bu arada Normanlar, Angevinler ve Aragonlular gibi işgalciler Sicilya adasını ve güney İtalya'yı fethetmek için bu durumdan yararlandılar.
Buna karşılık, kuzeyde bağımsız şehir devletleri ortaya çıktı. İçlerinde en güçlüsü olan Venedik, Doğu ile yaptığı ticaret sayesinde büyük bir zenginliğe erişti. Cenova, Floransa, Milano, Pisa ve Siena gibi diğer şehirler de parlak günler yaşadı. Kuzey İtalya Avrupa'nın en zengin ve kültürlü bölgesi haline geldi. Rönesans ilhamını veren de 15. yüzyıl Floransa'sının sanatçıları ve bilim adamları oldu. Bununla birlikte, parçalanmış küçük devletler büyüklerle baş edemedi. 16. yüzyılda, küçük krallıklar bu kez de yabancı bir işgalcinin, İspanya'nın eline geçti ve ardından kuzey, Avusturya'nın kontrolü altına girdi.
Bağımsız kalabilen küçük krallıklardan biri Piemonte'ydi, ama 1796 yılında, o da Avusturya ve Fransa arasındaki savaşta Napoleon'a teslim oldu. Bununla birlikte 19. yüzyılda birleşmiş bir İtalya için yürütülen ve çoğunlukla Garibaldi'nin askeri başarılarıyla 1870 yılında erişilebilen bu amaca yönelik hareketin odak noktası, yine Piemonte oldu. 1920'lerde idareyi faşistler ele geçirdi ve 1946 yılında bugünkü cumhuriyet idaresi adına monarşiden vazgeçildi.
Roma'nın Altın Çağı
ROMA'NİN GÜCÜ Augustus ile Traianus'un hükümdarlığı altında İngiltere'den Kızıldeniz'e kadar yayıldı. Neron gibi imparatorların israflarına rağmen, vergiler ve askeri seferlerden elde edilen ganimetler imparatorluğun kasasını doldurmaya devam etti. İS 2. yüzyılda Traianus. Hadrianus ve Marcus Aurelius'un yönetimi altında köleler işleri yaparken, Romalılar refah içinde yaşadılar. Halk eğlence için hamamlara, tiyatrolara ve oyunlara gidiyordu. İS 79 yılında Vezüv Yanardağı patladığında lavlar altında kalan Pompei'de günlük yaşamın birçok ilgi çekici ayrıntısı bozulmadan kalmıştır.
İmparatorluğun Dağılması
ROMA İMPARATORLUĞU'NUN TARİHİNDEKİ dönüm noktalarından biri imparator Constantinus'un Konstantinopolis'te (bugünkü İstanbul) ikinci bir Roma yaratmak istemesi ve (S 312'de Hıristiyanlığı kabul etmesi olmuştur. Ancak 5. yüzyılda imparatorluk Batı Roma ve Doğu Roma olarak ikiye bölündü. Batı Roma İmparatorluğu işgalci Germen kabilelerine dayanamadı ve İtalya, önce Gotlara sonra Lombardlara yenik düştü. Çağının en zengin ve güçlü şehri haline gelen Ravenna, İtalya'nın bazı bölgeleri üzerindeki sözde gücünü korurken. Romanın büyük sarayları ve arenaları yıkıntılara dönüştü.
Venedik'in Yükselişi
Ortaçağda yabancı işgalciler, papalar ile imparatorlar arasındaki iktidar mücadelesine katıldılar. Kuzey şehirleri feodal lordlara karsı bağımsızlıklarını ilan ettiler. Bunların en güçlüleri olan Venedik, Dük ve büyük Konsey tarafından yönetiliyordu ve Doğu ile yaptığı ticaret ve Kutsal Topraklar'da Sarazenlerle savaşmak üzere haçlıları taşıdığı seferler sonucu zenginleşmişti. Venedik'in denizcilikteki rakipleri Cenovalılar ve Pisalılardı.
Rönesans
15. Yüzyılda İTALYA, sanat ve bilimde eski Yunan ve Roma uygarlıklarından bu yana Avrupa'da benzeri görülmemiş bir gelişmeye tanık oldu. Mimarlar, Gotik tarzdan Klasik modellere dönerlerken, resimdeki yeni perspektif ve anatomi anlayışı, Leonardo da Vinci, Raffaello ve Michelangelo gibi devlerin de aralarında bulunduğu bir sanatçı nesli yarattı. Floransa'daki, bu kültürel "yeniden doğuş"un hamiliğini Medicilerin öncülüğünde kuzeydeki şehir devletlerini yöneten aileler üstlenmişti. Bu aileler, aralarındaki yoğun rekabete rağmen, içinde Rönesans'ın yeşerdiği gergin bir dönemle başa çıkmayı başarmışlardı.
Karşı Reformasyon
ROMA'NIN YAĞMALANMASINDAN sonra İtalya (1527), Kutsal Roma İmparatoru ve ispanya kralı olan I. Carlos, Papa VII. Clemens'in elinden Bologna'da V. Karl olarak imparatorluk tacını giydi. Protestan tehdidine karşı, Karşı-Reformasyon olarak bilinen ve Engizisyon tarafından desteklenen bir dizi reform ve katı bir ortodoksi empoze etmeye başladı, Denizaşırı topraklarda insanoğlunun ruhu için sürdürülen savaşı üstlenmek üzere yeni mezhepler kuruluyordu.
YIL BOYUNCA İTALYA
İTALYA'NIN SAHİP OLDUĞU yerel özellikler ve renkler çok çeşitlidir. Bunun sebeplerinden biri, özellikle ülkenin güneyinde, yöreye has özelliklerin korunmuş olmasıdır. Gelenekler ve görenekler toplum yaşamı için vazgeçilmezdir, toprağa bağlılık hâlâ devam etmektedir. Bu yaklaşım yiyeceklere ve ürünlere duyulan ilgiden mevsimlere bağlı etkinliklerin devamlılığına kadar bütün hayata yayılmıştır. Her yıl kutlanan festivaller, ister şehirde ister kırsal bölgelerde, şarap tadımları ve ziyafetlerden akla gelebilecek bütün koruyucu azizlerin anılmasına kadar kapsamlı bir çeşitlilik gösterir.
BAHAR
ÖZELLİKLE GÜNEYDE bahar erken gelir. Paskalya zamanı Roma dışında, caddelerde ve turistik yerlerde kalabalığa ender rastlanır. Bu mevsimde İtalya'da hava durumunu önceden kestirmek zordur ama ülkenin orta ve kuzey kısımlarında yağış görülebilir. Restoran mönülerinde ıspanak ve enginar gibi mevsim sebzeleri görülür. Bahar, büyük kutlamaların mevsimidir. Sicilya'da festival ve panayırlar boldur. Paskalya sırasında papanın vaazı, kalabalıkları San Pietro Bazilikası'na çeker.
YAZ
YAZLA birlikle İtalya dolup tasmaya başlar. Bu yüzden, İtalyanlar şehirlerden kaçarak sahillere sığınırlar. Turistik yerlerde uzun kuyruklar oluşur. Oteller genellikle tamamen doludur. Dini etkinliklerden sanat gösterilerine kadar çok çeşitli festivaller düzenlenir,
